http://images.socialpano.com/
NECİP CENGİL

Diğer Yazıları:

YOLCUSU OLMAYAN YOL

05.05.2017
Yol dediğimizde, insan ruhuyla buluşan toprağın ruhunun canlanmasını düşünmeliyiz. Nitekim ev de, insanın ruhuyla evdir.  İnsanın ruhu toprakla buluşunca hayata bir düzen geliyor. Tabi o yolu alt üst edecek olan da insanın kendi ruhunu yitirip, insanlıktan çıkmasıdır.
 
Dava dediğiniz, vakıf, dernek, parti dediğiniz yerler de insana verilen değerle orantılı olarak can bulur.
 
İnsan ruhundan beslenmeyi başaramayan veya sürdüremeyen yer, yol olarak kalamaz. Parti, dernek ve vakıflar; insan ruhundan, onun üretkenliğinden, fedakârlığından beslenmeyi terk ettikleri, pasife aldıkları an sadece tabeladan ibaret kalır.
 
Her zaman insana, insanlığa fayda ön safta olmalıdır. Yol denilen yer ve diğerleri, Dede Korkut hikâyelerindeki Tepegöz misali, insan yiyen yaratığa dönüşmemelidir. Fakat amacı insana fayda olmayan kişiler her zaman çıkabilir ve ruhsuz güzergâhlar, mekânlar üretmek isterler. İnsan, bu ruhsuzluk ataklarına karşı da uyanık olmalıdır.
 
Yol dediğinizde, tek tip insanın faydalandığı güzergâhlar düşünülemez. Oradan, kendisini farklı şekilde tanımlayan, farklı inanç ve anlayışlardaki insanlar geçip, gider. Huzur; bu çeşitliliği kaldırabilen yol ile gelir. Başarı dediğiniz şey de, bu çeşitliliği devam ettirmek, müstefid olmakla mümkündür.
 
Devamı için tıklayınız...

Paylaş :

Yorumlar